İçeriğe geç

Sosyal medyasız bir hafta

İsteyince yapamayacağımız çok az şey olduğuna inananlardanım. Ama belki de en zor şeylerden biri kendimizi sınırlandırmak ve uzun süre yer etmiş alışkanlıklarımızdan vazgeçmeyi başarabilmek. Bu yazımda bir meydan okuma sürecimi okuyacaksınız. Çünkü ben de kendimde bir şeyleri ciddi anlamda kontrol altına almayı düşünmeye başladım. Bir hafta boyunca sosyal medyadan uzak durmaya çalışacağım ve bu süreçte neler yaşadığımı ve neler hissettiğimi bu yazıda paylaşacağım.

Neden?

Bunun yersiz olduğunu düşünebilirsiniz ama gerçekten yapmaya karar verdim. Çünkü haklı sebeplerim var. Zaman zaman kontrolüm dışında bir sosyal medya uygulamasını açmış olarak buluyorum kendimi. Belki ihtiyacımdan fazla boş zamanım olduğu için, belki de daha bir sürü sebep. İnsanların bu mecraları öfke ve nefretlerini kusmak için kullanması, bu tarz yorumlara denk geldiğimde ise gerçekten moralimin bozulmasını da ekleyeyim. Kendimi test etmeye karar verdim ve ne kadar başarılı olacağımı deneyimleyeceğim. Eğer başarılı olursam, durumun endişelendiğim kadar kötü olmadığı ortaya çıkacak.

Nasıl olacak?

Bir hafta boyunca hiçbir sosyal medya uygulaması ve web sitesini kullanmayacağım. Mümkün olduğunda çevrim dışı iletişimi tercih edecek, ve geriye kalan zamanımı değerlendireceğim. İletişimde olmamı gerektiren birkaç yazışma grubu var. Bunları kontrol ederken harcadığım zaman da zaten çok az olduğundan bunları dışarıda tutacağım. Her gün buraya süreç hakkında kısa bilgiler ekleyeceğim. 17 Eylül itibariyle başlıyoruz.

1. gün: Hem bu kadar kolay, hem de bu kadar zor olduğunu düşünmemiştim

Sabah her şey mükemmel başladı. Çalışıyordum ve şanslı günümde olduğum için fazla da boş vaktim olmadı. Neden olduğunu bilmiyorum ama Twitter ve Instagram’dan bolca bildirim geldi. Eve gittiğimde bildirimlerden birini açmış, geri dönüp birkaç fotoğraf beğenmiş olarak buldum kendimi. Aslında daha ilk günden kaybettim ama bir kereden bir şey olmaz diyorum.

2. gün: Başlamak için çok doğru bir zaman seçmişim

Hafta içi başlayarak biraz da işimi kolaylaştırdığımı düşünüyorum. Ama bunun hafta sonu da var. Hafta sonu planımı şimdiden yapmaya başladım. Birkaç kişiden güzel kitap önerisi aldım ama bu kitapların tanıtımları beni pek heyecanlandırmadı. Bir sonraki gün kesinlikle bir kitaba başlayıp 7. günün sonunda bitirmiş olacağım.

3. gün: Sürekli bildirim gönderiyorlar

Şunun fotoğrafına bak, şunun son tweetlerine göz at tarzı bir dolu bildirim alıyorum. Bunları tesadüfle açıklamak pek de mümkün görünmüyor. Ama kimsenin fotoğrafına ya da tweetine bakmadım. Okumak için birkaç tane tarihi kitap seçtim ama hangisinden başlamam gerektiği konusunda kararsızım. Belki bu akşam seçimimi yapıp artık başlayabilirim.

4. gün: Yoğun bir cuma günü

Haftanın son iş günü oldukça yoğun geçti. Eve döndüğümde haftanın bütün yorgunluğunu hissetmeye başlamıştım. Kısa bir şekerlemeden sonra Spotify’daki haftalık yeni müzik radarı listemi dinledim. Sonrasında ise biraz müzik çalıştım. Bugüne dair yazabileceğim başka bir ayrıntı yok. Yavaş yavaş alışıyorum ve hoşuma da gitmeye başladı açıkçası.

5. gün: İki yeni kitap

İki yeni kitaba birden başladım. İlki ünlü kültür tarihçisi John Charles Chasteen’in Latin Amerika tarihi kitabı. Bu coğrafyanın tarihini her zaman merak etmişimdir. Nihayet okuma fırsatı buluyorum. Bir diğer kitap ise çoğumuzun yakından tanıdığı, 3 yıl önce kaybettiğimiz Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık’ın yazdığı Osmanlı Tarihinde Efsaneler Ve Gerçekler. 7 günden sonra bile bu kitapları okumaya aynı tempoda devam edeceğim.

6. gün: Hiçbir şey kaçırmadığımdan eminim

Son dakika haberlerini ve diğer önemli gelişmeleri çok daha geç öğrenmeye başladım. Bu olayların dışında, insanların tepkilerini de okuduğum için ister istemez kendimi o karmaşanın içerisinde buluveriyordum. İnanmayabilirsiniz ama şu süreçte çok daha huzurluyum. Yarın genel bir değerlendirme yapıp bitireceğim ama böyle bir şeyi yapabildiğim için çok mutlu olduğumu şimdiden yazmak istiyorum..

7. gün: Sonuç

Gerçekten başardım. Durum korktuğum gibi değilmiş. Çok daha farklı bir senaryo beklediğimi itiraf etmeliyim. Her gün telefonuma gelen onlarca bildirimler sadece bir kez beni yanılttı. O konuda da kendimi affediyorum. Şimdi kontrollü bir şekilde geri dönüyorum çünkü yapacak işlerim var. Yakında yeni bir şarkı duyuracağım. Diğer çalışmalarıma da kaldığım yerden devam edeceğim. Kitaplarımı da okumaya devam edeceğimi de hatırlatayım. Twitter’da belli sayıda takipçi kaybettiğimden adım gibi eminim. Açıp bakmak da pek içimden gelmiyor. Yedi gün öncesine göre çok daha huzurluyum. Bu meydan okumayı tekrarlar mıyım emin değilim ancak artık çok daha kontrollü olacağımdan eminim.

Hayat sadece sosyal medyadan ve orada gördüklerimizden ibaret değil. Onsuz da yaşayabiliriz. En azından ben bunu 7 gün boyunca başardım. Lütfen ama lütfen, hayatınızı ve düşüncelerinizi sosyal medyaya göre şekillendirmeyin. Kendiniz olun, beğenilme kaygısından uzaklaşın. Hem kendinize, hem de sevdiklerinize daha çok zaman ayırın.

261 total views, 1 views today

Yayınlandığı kategori:Benden haberler

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir