İçeriğe geç

Nasıl başladı, nasıl gidiyor: 4 yıllık WordPress yolculuğum

Kalıcı olarak WordPress’e geçeli 4 yıl gibi bir süre oldu. Ben de bu yazıyı hazırlamaya karar verdim. Başladığım günden bugüne kadar neler yaptığımı değerlendirip, gereken noktalarda bir özeleştiri de yapacağım. Dört yılın öncesinde web alanımda kendimi denediğim irili ufaklı alıştırmalarım oldu fakat konfor alanımdan çıkmaya bir türlü cesaret edememiştim. Eğer yapacaksam da ortaya üst düzey bir sayfa çıkarmalıyım, her şey eksiksiz olmalı gibi bir düşüncem vardı. İlk başta söylemeliyim ki artık bu düşüncemin yersiz olduğunun farkındayım. Nihayet.

WordPress’e ilk taşındığım zamanlarda kullandığım temayı seçerken bile kafam hayli karışıktı. Yüzlerce tema deneyip, en sonunda aslında içime pek sinmeyen bir temayla yola çıkmıştım. Kararsızlığım, burada da kendini gösterdi diyebilirim. Birçok insana görsel açıdan fikirlerini sorunca da kafam iyice karıştı. Ancak bu arayüzü kendim seçtiğim, bir miktar da ücret ödediğim için devam etmem gerektiğini düşündüm. Bir yıl kadar sonra yeni bir tema edindim. Ondan da sıkılmam pek uzun sürmedi.

Daha önce yazdığım ondan fazla yazıyı taşınırken çöpe attım

Yeni bir eve taşınırken, az kullandığınız ve artık ihtiyaç duymayacağınız eşyaları çöpe atmışlığınız mutlaka vardır. Ben de yazılar arasından artık beğenmediklerimi seçip, daha önceki benin yazı dilini de küçümseyerek bir daha geri döndüremeyecek şekilde sildim. Düşünüyorum da, keşke onlar da dursaydı. Şimdi şöyle bir bakıp, altı yıl önceki yazılarıma da tebessüm ediyorum.

Sürekli ziyaretçi sayısına bakıp moralimi bozdum

İlk zamanlarda yazılarımın ne kadar okunduğunu çok dert ediyordum. Çeşitli istatistik eklentileri kurup hem yazı, hem de sayfa görüntülenmelerini gün gün takip ettim. Beklediğimden az bir rakamla karşılaştığımda da gereksiz yere canımı sıktım. Her şeyi akışına bırakıp yazmaya odaklandığımda ise rakamları umursamamaya başladım. Ben ne kadar az umursarsam, rakamlar aksine daha çok büyüyordu. Kaliteli bir içerik yazmadan, yüksek rakamlar beklemenin beyhude olduğunu da öğrendim.

Siteden para kazanmaya çalıştım, kısmen başardım

Kendi yeteneklerimi ve Sevdiğim birkaç arkadaşımın hizmetlerini sitemde satmak için bir alışveriş sayfası hazırladım. Bu sayfa için bayağı da mesai harcadım. Ancak dağıtıcılığını yaptığım yazılımlardan kazandığım küçük miktarlar dışında hedeflediğim başarıya ulaşamadım. Bir zaman sonra yazılarımın hitap ettiği kitle de genişleyince hem daha çok tanındım, hem de siteme küçük ölçekli firmalardan reklamlar almaya başladım. Google reklamlarından da küçük de olsa bir beklentim vardı ama artık pek de umursamıyorum.

Teknik detayları her zaman önemsedim

Özellikle ilk başladığım zamanlarda sitemin hızlı çalışması en önemli kriterimdi. Sırf bu yüzden birkaç kez hosting sağlayıcımı değiştirdim. Hiçbirinden de memnun kalmadım. Gözümü karartıp bir sunucu kiraladım. Mantıklı düşünmeye başlayınca ücretinin fazla olduğuna ve bir site için değmeyeceğine karar verdim. Üç yıldır, yeterli sayılabilecek teknik özelliklere sahip bir hosting ile devam ediyorum. Hız konusu gerçekten önemli, ama artık önceliklerim arasında üst sıralarda değil.

Şimdi artık sitemin güncel olmasını ve mümkün olan en az hatayla çalışmasını önemsiyorum. Hız ve performans için WP Rocket eklentisini satın aldım. Zaman zaman yıllık ödemelerde çok güzel fırsatlar oluyor. Onları yakaladığım zaman da aboneliğimi yeniliyorum. Kullandığım tema da premium bir tema olduğu için belirli aralıklarla güncelleme alıyor. Günlük yedekler alıyorum. Bunun için de UpdraftPlus eklentisini kullanıyorum. Ücretsiz versiyonu işimi görüyor.

Erişilebilirlik deneyimim

WordPress zaten oldukça erişilebilir bir içerik yönetim sistemi, ve kıymetli vakitlerini genel erişilebilirlik deneyimini iyileştirmeye adayan birçok gönüllü tarafından aktif olarak destekleniyor. Masaüstünde NVDA ve Android’de Jieshuo ve TalkBack ile WordPress kullanarak sitemi yönetirken gerçekten herhangi bir zorluk yaşamıyorum. Bununla birlikte, erişilebilirlik endişelerinden dolayı değil, ama kullandığım birden fazla dilde yazı yazmamı sağlayan arabirim eklentimin yeni blok düzenleyiciyi desteklememesi sebebiyle hala klasik düzenleyiciyi kullanıyorum.

Her gönderi için öne çıkan görsel olarak birkaç stok görsel kullanıyorum. Doğru şekilde hizalamak ve temamla eşleştirmek için gören arkadaşlarıma danışıyorum. Bu nedenle bu site görsel tasarım konusunda çok da iddialı değil, ancak yine de o kadar da kötü görünmüyor. Bence tabii 🙂

Eleştiriye her zaman açık oldum

Tanıdıklarımdan ve fikirlerini paylaşma nezaketinde bulunan ziyaretçilerden gelen dönütleri çok önemsedim. Zaman zaman bu doğrultuda düzenlemeler yapıp yazılar da yazdım. İlk başta sadece teknoloji ve kişisel yazılar yazmayı düşünürken, kapsamımı genişlettim. Müzik yazıları, İncelemeler, ropörtajlar ve internet anıları yazılarım bu şekilde ortaya çıktı.

Yıkıcı eleştiriler de olmadı diyemem. Hatta bazen o kadar yıkıcı oldular ki, her şeyi bırakıp buralardan gitmeyi düşündüğüm zamanlar oldu. Neyseki bu düşünceler her seferinde hep çok kısa sürdü.

Çok büyük hayallerle başladı, istikrarlı bir şekilde devam ediyor

Kabul etmeliyim ki hayal ettiğim birçok şeyi yapamadım ya da eksik yaptım. Bazen de hevesim çabuk geçti. Son aylarda da yazma tempomu kaçırdığımın farkındayım ama bunun sebebi tamamen tembellik. Bundan sonra olağan düzenime döneceğimi düşünüyorum.

Umuyorum bu yazı, yolun başında olanlar ve artık bir şeylere başlamayı düşünenler için bir yol gösterici olabilir.

 5,246 total views,  3 views today

Yayınlandığı kategori:Teknoloji

3 Yorum

  1. Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş. Beni https://borfirbora.com/ sitemdeki yazılarıma bir yenisini eklemeye itti diyebilirim. Tek söylemek istediğim yazı ile alakalı değil de tasarım ile alakalı ufak bir bilgi. Türkçe kısımlarda bile bazı ingilizce kelimeler var ve bunlar sanki biraz beni kaşındırdı. Okuma sayısını gösteren kısmı örnek verebilirim. onun dışında tasarımlarını da beğeniyorum, yazılarını da…

    • Salih Kunduz Salih Kunduz

      İlgin ve yorumun için teşekkürler Bora. Takdir edersin ki bazı eklentiler çoklu dil yapısını desteklemiyor. Bu yüzden sitenin Türkçe versiyonunda İngilizce, İngilizce versiyonunda da Türkçe metinler olabiliyor. Elimden geldiği kadar bu durumu düzeltmeye çalışacağım.

      • Ben böyle durumlarda eklentinin kodlarını düzenliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir