İçeriğe geç

Genç müzisyen Holly Baines ile özel röportaj: Bu ismi ileride sıklıkla duyacaksınız

kendi şarkılarımı tanıtmak, hem de diğer bağımsız müzisyenlerin şarkılarını dinlemek için internette sıklıkla ziyaret ettiğim birkaç müzik paylaşım sayfası var. Bu sayfalardan birinde paylaşılan enstrümental bir piyano bestesi hemen dikkatimi çekti. Dinleyip yorumumu yazdım. Bestenin sahibi, birkaç dakika içinde geri dönüp teşekkür etti. Karşılık olarak o da benim şarkılarımdan birini dinledi. Kısa bir sohbetten sonra, bir gün kendisiyle bloğumda röportaj yapma teklifinde bulundum. Sorularımı cevaplamak için sabırsızlandığını ancak bu röportajı, yeni albümü yayınlandıktan sonra yapıp yapamayacağımızı sordu. Ekim ayının sonu itibariyle albümü yayınlandı ve sadece birkaç gün sonra, bütün samimiyetiyle sorularıma cevap verdi.

Adı Holly Baines, Yeni Zelanda’da yaşıyor. Henüz 15 yaşındayken ‘Train to Berlin’) isimli ilk teklisini yayınladı. Sonrasında ‘Last moment’, ‘Regrets’, ‘The time we had’, ‘Winds of time’ ve ‘London Bridge’ şarkılarını dinleyicileriyle buluşturdu. Film müziklerinden ilham aldığını söylese de, yaptığı müzikler bence çoğu filmdeki müziklerden daha güzel. Gelin onu biraz daha yakından tanıyalım:

Holly Baines Röportajı

Bize biraz kendinden bahsedebilir misin? Özellikle seni hiç tanımayanlar için.

Adım Holly Baines – 17 yaşında bir İngiliz solo piyanist / besteciyim ve Yeni Zelanda’da yaşama şansına sahibim. Temel enstrümanım olarak piano çalıyorum ama gitar ve Cajon çalmanın yanı sıra, farklı enstrümanlar da çalmayı denemekten zevk alıyorum. Her şeyden önce bir Hristiyanım ve ikincil olarak bir besteci / müzisyenim. Babamın bana öğretmesi ve annemin sürekli pratik yapıp yapmadığımı kontrol etmesi sayesinde kendimi bildim bileli piyano çalıyorum. Ayrıca altısı benden küçük olmak üzere yedi kardeşim var.

Burada her şey piyano ile alakalı. Peki bunun arkasındaki hikayeden bahsedebilir misin? Nasıl piyano çalmaya başladın?

Müzisyen bir ailenin parçası olarak, müzik benim kalbim ve ruhumdur ve onsuz yaşamayı hayal bile edemiyorum. Enstrümantal müzik benim odak noktam olmasına rağmen, aynı zamanda kardeşlerim ve kuzenlerimle iki amatör grubun bir parçası olarak da çalıyorum ve şarkı söylüyorum.

Babam solo piyanist / besteci ve bana sadece müzik çalmayı değil, aynı zamanda nasıl yaratıcı olabileceğimi öğretti. Henüz küçücük bir çocukken babamın piyanonun başına geçip çalışını izlerdim ve hep günün birinde bir besteci olmayı hayal ederdim. Hayatım boyunca çeşitli zengin müziklerle çevrili olduğum için çok şanslıyım ve yıllar boyunca dinlediğim bu çok çeşitli müzik stilleri özellikle film müzikleri, tarzımı şekillendirmeme yardımcı oldu.

Ailen ve arkadaşların, müzik tutkun hakkında nasıl tepki veriyor? En büyük destekçilerin kimler?

Bütün ailem ve arkadaşlarım bana inanılmaz destek oluyorlar ve müziğimi seviyorlar. Benden sürekli bir şeyler çalmamı istiyorlar ve yeni besteler yayınladığımda çok heyecanlanıyorlar. Bana piyano çalmayı öğretmeleri, cesaretlendirmeleri ve fikirlerini paylaşmaları sebebiyle en büyük destekçilerim ebeveynlerimdir diyebilirim.

Müziğini duyurmaya nasıl karar verdin? Bazı insanlar yeteneklerini yıllarca gizleyebiliyorlar. Çünkü bütün bu süreci yönetmenin öyle kolay olmadığını düşünüyorlar.

Sanırım babamın profesyonel bir besteci olması, bu süreç boyunca bana çok yardımcı oldu ve yıllar boyunca öğrendiği bilgi hazinesinden çok fazla tecrübe ve tavsiye anlamında faydalanma avantajına sahip olmamı sağladı. Eğer bunu tek başıma yapmaya çalışsaydım, uzunca bir süre müzik yayınlamayı başaramazdım.

Babamın yardımına ve mentorluğuna sahip olmam, gerçekten tüm süreci mümkün kıldı ve bu “yalnız yürümek” zorunda kalmayacağım anlamına geliyordu. Şu da var ki, bir gün hep babam gibi olmak istedim, bu yüzden bu düşünce beni her zaman ileriye götürdü ve bestelerimi ortaya koymaktan korkmak yerine, herkesin duyabilmesi için ilk kez kendi müziğimi yayınlamaktan gerçekten heyecanlanmamı sağladı.

Böyle mükemmel parçalar bestelemenin arkasındaki ilham ya da motivasyon tam olarak nedir?

önceden bir ilham almaktansa, genelde oturup içimden geldiği gibi çalıyorum ve besteliyorum. Bazen kullanmak istediğim bir perde ya da akor seçiyorum, bazen de benzersiz bir parça (örneğin içinde çok fazla oktav bulunan bir melodi) kullanarak bir şey ortaya çıkarmak istiyorum ve oradan devam ediyorum. Ancak çoğunlukla oturup kalbimden geçenleri çalıyorum. Özel bir şeyden ilham aldığım tek bestem ‘Sanchez’. Bu bestemde ‘USS Indianapolis: Men Of Courage’ filmindeki bir sahneden esinlenmiştim.

‘Days Gone By’ ilk albümün. Heyecanlı mısın? Bahsetmek istediğin kişiler var mı? Örneğin bu projenin arkasındaki kişiler.

Bu albümüm için kesinlikle çok heyecanlıyım ve herkesin desteği ve teşviki için minnettarım. Her şeyden önce, ilk etapta bana piyano çalma ve beste yapma kabiliyeti verdiği için Tanrı’ya şükrediyorum. Sonrasında babam Chris ve annem Becky’den bahsetmek istiyorum. Onların beni cesaretlendirmeleri, fikirlerini paylaşmaları ve destekleri albümümü yayınlamamın mümkün olmasını sağladı. Kardeşlerim de benim için tanrının bir lütfu, ki onlar Albümümü yayınlamadan önce bütün şarkıları tek tek dinleyip, her bir parçası hakkındaki görüşlerini benimle paylaştılar.

Senin çalışmalarını daha önce hiç duymayanlar, hangi şarkınla tarzını tanımaya başlamalı? Ben ‘Winds of time’ diye düşünüyorum. Sen ne dersin?

Yeni parçalarımın, tarzımı, özellikle de soundtrack türü bestelerini daha iyi temsil edeceğini düşünüyorum. Bu nedenle, herkese en iyi olduğumu söyleyebileceğim üç parçadan birini dinlemelerini tavsiye ederim – Bluejay, When You Return ve Sanchez (ayrıca bu parçalar üç kişisel favorimdir).

Gelecekle ilgili hayallerin neler? Özellikle başarmak istediğin bir şey var mı?

Solo piyano müziği bestelemeyi seviyorum ama amacım profesyonel bir film müziği bestecisi olmak. Ancak şu anda, daha çok solo piyano müziğine odaklanıyorum, sahnelerin arkasındaki orkestrasyon üzerinde çalışırken bazı backing / remikslerin potansiyeli üzerinde de duruyorum.

Hayallerimden biri de piyano ve vurmalı çalgılarla bir film müziği bestelemek. Ayrıca, özellikle Avrupa’da (İngiliz olduğum için) ve Amerika’da (hayranlarımın çoğunluğu orada olduğu için) daha fazla konser vermek istiyorum.

Biraz klişe olacak ama dayanamayıp soracağım. Beş kelimeyle kendini tanımlayabilir misin?

Aslında bu tarz soruları seviyorum. Pekala… Dinine bağlı, müzikal, yazar, hayattan daha büyük ve cesaretli.

Benim şarkılarımdan birkaçını duymuştun. Ne düşündüğünü merak ediyorum.

Genelde çok fazla EDM dinlemememe rağmen, senin şarkılarını büyük bir zevkle dinledim. Benim favorim, ‘You’, benim tarzıma daha çok benzediği için tabii.

Son olarak ne söylemek istersin? Benim sormadığım ama senin eklemek istediğin bir şey var mı?

Müziğime ilgi duyduğun ve beni desteklediğin için sana teşekkür ediyorum. Gelecek yıl yayınlayacağım yeni bir albüm üzerinde çalışmaya başlayacağım. Umuyorum ki sinema remixleri de yakındaki çalışmalarımda yer alacak.

Days Gone By

Holly Baines’in yeni albümü ‘Days Gone By’ı aşağıda dinleyebilirsiniz.

154 total views, 1 views today

Yayınlandığı kategori:Müzik

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir