İçeriğe geç

Eğer biraz Motivasyona ihtiyacımız varsa

Son Güncellenme tarihi 12 Şubat Salı, 2019

Hiç kendinize sordunuz mu, gerçekten size ne iyi geliyor? Neleri yaparsanız kendinizi tamam hissediyorsunuz? neler olmadığıında hayatınızda büyük eksiklikler gözlemliyorsunuz? Neler içinizdeki bütün güzel şeyleri alıp götürüyor… Bütün bunları sorguladıkça insan aslında yaşadığı zamanın kıymetini, ve zamanını doğru şeyler yaparak geçirmesi gerektiğini kavrıyor. Yaptıklarının bir amacı varsa kendini daha mutlu hissediyor, amacına ulaştığını gördüğünde ise bu zor hayata karşı aldığı galibiyetinin tadını çıkarıyor. Fakat devam eden koşuşturmacada öldüğünüz gün her şey bitmiş oluyor. Hala bir şeyleri lehine çevirme şansı varken vazgeçmek ve kendini boşluğa bırakmak, aslında insanın kendine yaptığı en büyük kötülüktür.

Zaman zaman potansiyelinizi ve neler yapabileceğinizi farketmeniz uzun sürebiliyor. Bazen de hiç farkında olmadan yılların geçip gidişini seyrediyorsunuz. Çok şey yapmış olmanın getirdiği bir yorgunluk vardır, ama hiçbir şey yapamadan geçen zamandan da, bir tükenmişlik, geç kalınmışlık duygusu ya da adına her ne derseniz o, geriye kalır. Bugün yapmayı çok isteyip de yapamadığınız şey için yarın geç kalmış olabilirsiniz. Ya da hesaplamadığınız bir durum, yarın için planladığınız şeyin önüne geçebilir. Günler böyle geçip giderken geriye baktığınızda, birçok şeyi öyle yada böyle zamanında yapmayı başardıysanız ne mutlu. Ama erteledikleriniz biriktikçe, bir şeyler için geç kaldıkça, kendinize güvenemeyip vazgeçtikçe arkanıza doğru süpürdüğünüz her ne varsa, gün gelir sırtınızda bir yük olur. O yüklerden kurtulmak için çok çabalarsınız ama bunların hepsini daha önce çok daha kolay yapabileceğinizi düşünüp tekrar güçten düşersiniz.

Yerden kalkmak için kendinize tutunamazsınız doğal olarak. Her ne anlamda olursa olsun, bir eldir ihtiyacınız olan. O el kimi zaman bile bile ittiğiniz, kimi zaman da her zaman yanınızda olandır. Güzel günlerin değerini zor günler geldiğinde, güzel insanların değerini o insanlar gittiğinde, kaybettiğimiz zamanın değerini de bir şeyler yapmak için çok az vaktimiz kaldığında anlarız. Bu değişmedi ve hiçbir zaman değişmeyecek.

Bütün bunları düşününce, ilk başta bir bir sıraladığım sorularımı gerçekten ne için yazdığımı daha iyi anlayabilirsiniz. Düşünürken lafın lafı açtığı soğuk bir gecede hepsini bir bir sordum kendime. Kendimi karşıma alıp konuşunca, güzel konuşan ve gayet aklı başında birini görüyorum. Ama iş bir şeyler yapmak konusuna geldiğinde o kendim, gerçekten eksik kalıyor. Daha yapılacak bir yığın şey olduğunu görünce cesaretim kırılıyor, gereğinden çok zaman kaybettiğimi düşününce telaşlanıyorum, yaptıklarımın yeri, zamanlaması ve sonuçlarını düşününce de korkuyorum, senin gibi, çoğumuz gibi.

Ama yok, o kadar da karamsar, düşündüğünüz gibi biri de değilim. Nelerin bana iyi geldiğini çok iyi biliyorum, neleri yaptığımda tamam hissettiğimi de. Başkalarını mutlu etmek bana iyi geliyor. Evet belki bazen aldığımdan çok verdiğim için kendime kızıyorum. Ama bu değişmeyecek. Hayatımda yerleri kolay kolay dolmayacak çok şey var. Şöyle bir düşününce, herhangi bir vaat karşılığı feda edebileceğim hiçbir şeyi bulamıyorum. Ama hiçbir karşılık almadan da çok fazla güç ve zaman kaybettiğimi de çok iyi biliyorum. İçimi birden buz kesen ve bir sire de olsa “Tamam artık, ne olacaksa olsun” dedirten şey de bu. Saate bakmaktan ne kadar kaçarsan kaç, zaman yine aynı şekilde geçiyor işte. İçine sonsuz şeyler sığdırabileceğim bu devasa kutuyu boş ya da dibi dolu olarak göndermek de hiç içime sinmiyor.

Yalan yok, Bu yazıyı yazarken hepinizden çok kendimi düşünüyorum. Çünkü dönüp dönüp okuyunca benim için büyük bir motivasyon kaynağı olacak. Ama sizi de düşünmüyor değilim 🙂 Sorun kendinize bütün bunları! gerekirse kitleyin kendinizi bir odaya. Anahtarı da nereye atarsanız atın. Ama sağlam bir karar almadan çıkmayın oradan. Yapacak hiçbir şeyiniz kalmadığını düşünüyorsanız… Ne diyeyim. Siz zaten çoktan kitlenmişsiniz, ve anahtarı birileri size yutturmuş…

651 total views, 7 views today

Yayınlandığı kategori:Kişisel yazılarım

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir